Üniversite öğrencileri ve bazı tüketici örgütlerinin öncülüğünde başlatılan bu geniş katılımlı eylemde, birçok işletme gönüllü olarak kepenk kapatırken, bazı vatandaşlar alışveriş yapmamayı tercih etti. Ancak boykotun ekonomiye olan gerçek etkisi, resmi veriler ışığında tartışmalı bir tablo ortaya koydu.
Boykotun Amacı ve Kapsamı
Tüketici boykotunun temel amacı, yüksek enflasyon ve artan yaşam maliyetleri karşısında büyük zincir marketler ve hizmet sektöründeki bazı kuruluşların fiyat politikalarına karşı tepki göstermekte birleşti. Sosyal medya üzerinden organize edilen çağrılarda, halkın satın alma gücünün korunması ve fiyat artışlarının kamuoyunda daha görünür hale getirilmesi hedeflendi. Ancak boykotun yalnızca tek günlük bir eyleme dayanması ve katılımın homojen bir zemine yayılmaması, etkisinin sınırlı kalmasına yol açtı.
Resmi Veriler Boykotla Çelişti
Bankalararası Kart Merkezi (BKM) tarafından açıklanan 2 Nisan 2025 tarihli veriler, kamuoyundaki beklentilerin tersine bir tablo çizdi. Buna göre, 2 Nisan’da Türkiye genelinde yapılan kartlı alışveriş hacmi 28 milyar TL’ye ulaşarak, bir gün önceki 14 milyar TL’lik hacmin iki katına çıktı. Aynı gün işlem sayısı da Mart ayı ortalamalarının üzerine çıktı.
Bu veriler, boykot çağrısının günlük alışveriş alışkanlıklarını kayda değer ölçüde etkilemediğini, aksine belirli tüketim gruplarında artışın yaşandığını ortaya koydu. Uzmanlar bu durumu, boykot çağrılarının sınırlı bir çevrede karşılık bulması ve günlük ekonomik zorunlulukların protesto eğilimlerinin önüne geçmesiyle açıklıyor.
Uzman Görüşleri: Sembolizm ve Sınırlı Etki
İstanbul Üniversitesi Ekonomi Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Ayşe Güngör, konuya ilişkin değerlendirmesinde, tüketici boykotlarının ekonomik sistem üzerinde doğrudan bir değişim yaratmasının güç olduğunu ifade etti. Güngör, düşük gelirli kesimlerin bu tür protestolara katılımının sınırlı olduğunu, çünkü temel tüketim ihtiyaçlarının ertelenemez olduğunu vurguladı:
“Bu tür boykotlar daha çok orta sınıf ve bilinçli tüketici gruplarında karşılık bulabiliyor. Alt gelir grubundaki bireylerin fiyatlara tepki gösterme araçları oldukça kısıtlı.”
Toplumsal Farkındalık ve Sosyal Medyanın Rolü
Boykot süreci, sosyal medyada yoğun bir şekilde gündem olurken, özellikle genç kullanıcılar arasında geniş yankı buldu. Ancak katılımın düzeyi ve etkisi konusunda sosyal medya kullanıcıları arasında görüş ayrılıkları yaşandı. Bazı kullanıcılar boykotun başarısız olduğunu savunurken, diğerleri eylemin toplumsal bilinci güçlendirdiğini ve fiyat politikalarına karşı sembolik bir direnç oluşturduğunu dile getirdi.
İçişleri Bakanlığı’ndan Sert Tepki
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, boykot çağrılarına ilişkin yaptığı açıklamada, bu tür eylemleri “ekonomik sabotaj” olarak nitelendirdi:
“Bu çağrı, ekonomik bağımsızlığımıza yönelik bir sabotajdır. Ekonomimize bir darbe girişimidir.”